VAN'DAKİ KIRGIZ TÜRKLERİNİN KÖYÜ ULUPAMİR

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek

VAN'DAKİ KIRGIZ TÜRKLERİNİN KÖYÜ ULUPAMİR

Mesaj tarafından YÖNETİCİ Bir Çarş. Mayıs 06, 2009 6:15 pm

Aksakal meclisinin kararıyla 23 yıl önce Van’a gelip yerleşen Kırgız Türkleri, burada kendi kültürlerini ve kimliklerini yaşatıyor. Devletle bütünleşen Van’ın çekik gözlü yerlileri, standartlara uygun hayvancılık yaparak geçimini sağlıyor.



‘Atamızın yadigârı bu. Adetimiz, geleneğimiz yaşasın. Haydi Bismillah.” Aksakallı, kartal bakışlı yaşlı adamın bu sözleriyle, yaşları 18 ile 40 arasında değişen çekik gözlü süvariler atlarını mahmuzluyor bütün güçleriyle... Meydanın ortasında duran içi doldurulmuş oğlak postunu kapmaya çalışan süvarilerin haykırışlarına, nal sesleri ve seyircilerin bağırışları karışıyor. Ortalık toza dumana bulanıyor, yaklaşık 20 dakika süren hengâme sırasında. Yarışı ise oğlak postunu önceden belirlenen hedefe, verilen sürede en fazla götüren kazanıyor. Tabii “Yaşa, bravo.” sesleri arasında...

Burası Van’ın Erciş ilçesine bağlı Ulupamir Köyü. Oynanan oyunun adı ise gökbörü.Van ve gökbörü (buskaşi) kelimelerinin yan yana gelmesi ilk başta insanda şaşkınlık uyandırıyor şüphesiz. Ancak, köyün 23 yıllık geçmişini bilenler için bu hiç de şaşırtıcı değil. Ulupamir Köyü’nde yaşayanlar Kırgız Türkleri çünkü.

Pamir Yaylası’ndan Ulu Pamir’e

Yüksek rakımlı, başında karın hiç eksik olmadığı dağlarla çevrili bir köy Ulupamir.Geldikleri yer ise Afganistan’ın kuzeyindeki Pamir Yaylası. Sovyetler Birliği, 1979’da ülkelerini işgal edince Kırgız nüfusun bir kısmı çareyi Afganistan’ı terk etmekte bulur. Kimi komşu ülkelere sığınır kimi de daha uzak memleketlere. Onların hikâyesi ise bundan 23 yıl öncesine dayanıyor.

Bir gün hanları Hacı Rahmankul Kutlu, “Aksakal” adı verilen yaşlılar meclisini toplar. Savaşın bütün şiddetiyle sürdüğü bir dönemde Aksakallar, Kırgız Türklerinin yaşaması için göç etmeleri gerektiğine karar verir. Bunun üzerine bir grup Kırgız Türkü, komşu ülke Pakistan’a gider. Yaylada yaşayan Kırgız Türkleri, Pakistan’daki sıcak iklime alışamaz. Hatta, 450 Kırgız Türkü bu yüzden hayatını kaybeder. Grubun önde gelenleri çözüm olarak Türkiye’ye gitmeyi teklif eder.Aldıkları Türkiye’ye göç kararını Pakistan’daki Türkiye Büyükelçiliği’ne ileterek yardım talebinde bulunurlar.

Türkiye’de iktidar, 12 Eylül 1980’de askeri darbe yapan yönetimin elindedir. İslamabad Büyükelçiliği’nden gelen “istek” dönemin devlet başkanı Kenan Evren tarafından 1982 yılında kabul edilir. 1150 Kırgız Türkü, Türk uçaklarıyla başlarında hanları Rahmankul’la birlikte Adana’ya getirilir. Sonra Malatya ve Van’ın değişik yerlerine dağıtılır. 1983’te iktidarı devralan Başbakan Turgut Özal tarafından da Van’ın Erciş ilçesi Altındere Köyü’nde inşa edilen konutlara yerleştirilir. Altındere Köyü’nün ismi, Kırgız Türklerinin isteğiyle Ulupamir olarak değiştirilir.Ulupamir Köyü’nde 3 bin Kırgız Türkü yaşıyor bugün.

Hayvancılıktan köy koruculuğuna

Her yıl haziran ayında Kırgızlar, “Ayran Şöleni” adı altında etkinlikler düzenleyerek kültürlerini ve kimliklerini yaşatmaya çalışıyor. Manas Destanı’nın okunmasıyla başlayan şenliklerde el sanatları, geleneksel kıyafetler, süs eşyaları sergileniyor. Gökbörü denilen atlı yarışma da işte bu şenliklerin bir parçası...

Ulupamir Köyü’nde coğrafî şartlar müsait olmadığı için tarım yapmak mümkün değil. Dolayısıyla köylüler için hayvancılık hayatî öneme sahip. Kaldı ki Kırgız Türkleri da bunun farkında.

Kırgızistan’ın Ankara Büyükelçiliği’nden Müsteşar Uran Botabekow, Türkiye’nin Ulupamir’deki Kırgız Türklerine yönelik ilgisinin çok anlamlı oluğunu belirterek, “Buradaki kardeşlerimiz hayvancılığı çok iyi biliyor hem Kırgız Türkleri kazanacak hem de Türkiye.” diyor. Ulupamir Köyü’nde bir de kooparatif kurulmuş. Burada toplanan sütler Erciş ve Van’daki mandıralara gönderiliyor.

Ulupamir Köyü’nü diğerlerinden ayıran özellikler sadece bunlarla sınırlı değil elbette. Kırgız Türkleri, pkk terörünün tırmandığı dönemde uygulanan koruculuk sisteminin de en önemli parçalarından biri. 1985’te başlatılan koruculuk sisteminde Kırgız Türklerinin “savaşçı” özelliklerinden de faydalanıldı. Her ne kadar sayıları 81 bin 967 olan korucular arasında 180 Kırgız Türkü, rakamsal olarak ciddi bir anlam ifade etmeyebilir. Ama, iyi binici olan Kırgız Türklerinin katılımıyla atlı korucular oluşturulmasının sembolik bir önemi var. Bugün 19 atlı korucu Erciş civarında görev yapıyor.

Kırgız Türkü korucuların en yaşlısı 60 yaşındaki Abdülgafar Erciyes. Koruculuk sistemi kalktığında ne yapacaklarını bilmediğini söylüyor. 17 yıldır koruculuk yaptığını belirterek, “Ben yıllardır koruculuk yapıyorum. Operasyonlara katılıp günlerce evimize gelmediğimiz oluyor. Koruculuk yaptığımız için başka işle uğraşmadık. Kaldırıldığı takdirde yapacak işimiz olmayacak. Ama devlet bizi emekli edip, tazminat öderse o zaman maddi olarak bir gelirimiz olur. Biz Kırgız Türkleri devletimize her zaman sadığız ve devletin yanındayız.” diyor. Aldıkları 360 YTL maaşın kendilerine yetmediğini söylüyorlar.

Kırgızların sıkıntısı sadece maaş değil. Güvenlik sorunları bulunduğunu da iddia ediyorlar. Abdülgafar Erciyes, silahları alındığında güvenliklerinin tehlikeye gireceğini belirterek, “Bizi burada pek sevmiyorlar. Silahlarımız alınırsa durumumuz çok kötü olur.” diyor. Ulupamir’in çevresinde kürt köyleri var.Aradan yıllar geçmesine rağmen kürtlerle Kırgızlar arasında herhangi bir evliliğin olmaması da mevcut durumu gözler önüne seriyor.Kırgız Türkleri devlet yanlısı olmakla suçlanıyor. Abdülgafar Erciyes, silahların dışarıdan gelecek saldırılara karşı bir güvence olduğunu belirtiyor.

Kırgız Türklerini tebrik ediyorum kürtlerle evlenmemeleri onlar için daha iyi olmuş.











1990 yılında Ulupamir’de vefat eden son Pamir Hanı Rahmankul Kutlu, ölüm döşeğinde halkına şöyle vasiyette bulunur: “Sizlere yeterince hizmet edemedim. Hakkınızı helal edin. Sizlerden isteğim dininizi ve Türklüğünüzü unutmamanız. Namazlarınızı zamanında kılın ve okumaktan geri kalmayın.” Kırgız Türkleri hanlarının bu vasiyetini yerine getirmek için gayret sarf ediyor. Dillerini ve dinlerini yaşatmaya, kültürlerini gelecek kuşaklara aktarmaya çalışıyorlar. Ancak, “okuyun” vasiyetini yerine getirdikleri pek söylenemez. Zira, Ulupamir Köyü’ndeki okulda 520 öğrenciye 20 öğretmen ders veriyor. Fakat, ilköğretim seviyesinde olan bu okulu bitiren Kırgızlar liseye ve üniversiteye devam etmiyor. Gidebilenlerin sayısı da bir elin parmaklarını geçmiyor.

Kırgız Türklerinin köyündeki okula geçmiş yıllarda Kırgız edebiyatını ve müziğini öğretmek için Türkiye ile yapılan protokol gereği Kırgızistan’dan öğretmen geliyormuş. Ama, birkaç yıldır Kırgızistan devleti bu köye öğretmen ataması yapmıyor. Köyün Muhtarı Cuma Taç, çocuklarının üniversiteye gitmesinin çok zor olduğunu belirterek, “İlköğretimden sonra Erciş’e gidip lise okumak çok zor oluyor. Gidip yatılı okuyanlar var. Ama bunların sayısı çok değil. Okumaları için çocukları yönlendiriyoruz. Önümüzdeki yıllarda bunun karşılığını alacağız inşallah.” diyor.







avatar
YÖNETİCİ
Admin

Mesaj Sayısı : 188
Kayıt tarihi : 01/05/09

Kullanıcı profilini gör http://turkturan.yetkinforum.com

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön


 
Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz