NİĞDE'DEKİ KAZAK TÜRKLERİNİN KÖYÜ ALTAY

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek

NİĞDE'DEKİ KAZAK TÜRKLERİNİN KÖYÜ ALTAY

Mesaj tarafından YÖNETİCİ Bir Çarş. Haz. 03, 2009 12:53 pm

Nüfusu: 2000

İle Uzaklığı:48 km

İlçeye Uzaklığı:1215 m

Sağlık ocağı:yok

İlköğretim Okulu
Var / Faal Değil
Taşımalı Eğitim Yapılıyor


Su Şebekesi
Var
Kanalizasyon
Var




















Kazak Türklerinde ulusun ulu günü olarak nitelendirilen Nevruz Niğde’de küçük bir Kazak koyu olan Altay köyde bu sene geniş çaplı olarak kutlandı.



Altay köy Muhtarı Mustafa Kök tarafından düzenlenen etkinliğin şeref misafirleri Kazakistan Büyükelçisi Bağdat Amreyev ile TÜRKSOY Genel Müdürü Düsen Kaseinov oldu.

Günlerce suren yağışlı havaların ardından 22 Mart Pazar günü günesin sim sıcak yüzünü göstermesiyle Altay köylülerin nevruzu kutlamaları gerçek bir bayram havasında geçti.

Koy meydanında yapılan etkinliklerde konuşmalar yapıldı. Şarkılar söylendi. Halk dansları icra edildi. Kazak milli yemekleri yenildi. Kalabalık bir topluluğun katıldığı Nevruz bir senlik havasında geçti.

Etkinliklerde Niğde Valisi Selahattin Öztürk, köye bir Kazak Keçe Evi hediye eden Cin Büyükelçiliğinden de temsilciler ve Kazak Türkleri Vakfı Başkanı Cumalı Zengin ve Kazakistan’ın önde gelen ilim adamlarından Prof. Dr. Tursin Jurtbayev de hazır bulundu.

Açılış konuşmasında Koy Muhtarı Mustafa Kök, saygıdeğer misafirlerin nevruz kutlamalarında aralarında bulunmasından büyük onur duyduklarını belirterek, nevruzun kisin bitip baharın başladığı özel bir gün olduğunu söyledi. Â Nevruzun gerginlik ve kavga değil, birlik, beraberlik, kardeşlik ve sevgi bayramı olduğuna dikkatleri çekti.

Protokol konuşmalarının sonunda Kazakistan Büyükelçisi Bağdat Amreyev ile TÜRKSOY Genel Müdürü Düsen Kaseinov Muhtar Mustafa Kök'e Kazak geleneklerine bir kaftan ve Kazak sazı dombira hediye ettiler.

Mustafa Kök de gelen konuklara ve Enka Holding temsilcisine Nevruz kutlamalarına yaptıkları maddi ve manevi katkılardan dolayı birer teşekkür plaketi sundu.



Bundan sonra nevruzun ateşten atlama ve çekiş dövme merasimleri gerçekleştirildi. Daha sonra müzik ve folklor gösterisi yapıldı. TÜRKSOY’un davetlisi olarak Türkiye’ye gelen Karagandı müzik ve dans topluluğu gösteri sundu. Ayrıca Altay köyünün folklor ekibinin sunduğu danslar da izleyenlerin beğenisini kazandı.

Kazakistan’ın önde gelen ozanlarından Begaris’ta Altay köy Kazakları için özel olarak hazırladığı şiirini okudu.

Kutlamaların sonunda etkinliklere gelen yüzlerce konuğa Kazak milli yemeklerinden, kimiz dâhil olmak üzere, çeşitli ikramlar yapıldı.

Nevruz şenliğinde Altay köy sakinleri Kazak konukseverliğine yaraşır bir şekilde canla basla çalışarak birlik ve beraberliğin en güzel örneklerinden birini gösterdiler.
avatar
YÖNETİCİ
Admin

Mesaj Sayısı : 188
Kayıt tarihi : 01/05/09

Kullanıcı profilini gör http://turkturan.yetkinforum.com

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: NİĞDE'DEKİ KAZAK TÜRKLERİNİN KÖYÜ ALTAY

Mesaj tarafından YÖNETİCİ Bir Çarş. Haz. 03, 2009 12:57 pm

Altay Köyü'nde yaşayanlar Altaylar'dan göç eden Kazak Türkleridir. Bundan iki asır önce Ablayhan devrinde Kazakistan'ın Aral Gölü'nün doğusundaki Siri Derya'dan Congarların baskınından(1723) dağılarak Kazakistan'ın kuzeydoğu sınırlarına doğru ihcret ederler. Bu olaylara Kazak tarihinde Aqtaban Şubırındı(Tabanların delindiği göç katarı) denir.




Daha sonraki yıllarda da çeşitli aşiret liderleri göç kafileleriyle Hindistan'ın Keşmir eyaletine gelmeye devam eder. Himalaya Dağları'nı ve Taklamakan Çölü'nü aşarak gelen bu göçlerde ve çeşitli yerlerde binlerce kişi kırılmıştır. 1947 senesinde Pakistan bağımsızlığını ilan eder, Pakistan Devleti kurulur. Kazaklar müslüman olan Pakistan kısmına geçer.




Uzun yıllardan sonra Doğu Türkistan'a kadar yol alan insanlarımız Altay Dağları civarına yerleşirler. Burada önce, Kazak Halkı'nın Üysin ve Nayman boyları yaşıyordu. Burası ezelden beri Kazak boylarının ata mekanlarından biri olarak bilinir ve Doğu Türkeli olarak da adlandırılmıştır. Congarların baskısıyla göç edenler ise, genel olarak Kerey, Nayman ve Uvak adındaki Orta Cüz'ün üç nesli idi.Çinliler topraklarını genişletmek için Kazakları siyasi ve ekonomik egemenliği altına almakla karşı karşıya getirdi. Bunun yanı sıra Doğu Türkistan'daki Kazaklar, Mançurların ve Çinlilerin zulmüne ve soykırımına uğramışlardı. Bundan dolayı 1900 yıllarında hedef olarak Tibet üzerinden Hindistan'a doğru düşünülen ilk göç hareketi Böke Batır tarafından başlatılmıştır. Böke Batır'ın Tibet'te ani ölümüyle hür dünyaya açılamamıştır. Kazak halkına yapılan zulüm ve her türlü haksızlık yıllar boyu devam etti. Böke Batır gibi Cantaylaq, Qılan, Suluvbay, Zuvqa Batır, Alip Camısbayoğlu, Aqıt Hacı gibi birçok halk kahramanlarının başı alındı veya tutsak düşürülerek şehit edildi. Alip Tayci öldürüldükten sonra birkaç yıl içinde oğlu Eliskan Tayci 1936 yıllarında aşiretiyle ve büyük bir grupla beraber hür dünyaya göç hareketini başlatır ve Hint Yarımadası'na gelir.




Daha sonraki yıllarda da çeşitli aşiret liderleri göç kafileleriyle Hindistan'ın Keşmir eyaletine gelmeye devam eder. Himalaya Dağları'nı ve Taklamakan Çölü'nü aşarak gelen bu göçlerde ve çeşitli yerlerde binlerce kişi kırılmıştır. 1947 senesinde Pakistan bağımsızlığını ilan eder, Pakistan Devleti kurulur. Kazaklar müslüman olan Pakistan kısmına geçer.



Buraya ilk göç edenler 12 yıl kalır. bu süre içinde Türkiye'ye göçü gerçekleştirmek için Doğu Türkistan Muhacirler Derneği adıyla bir dernek kurulur. Osman Taştan başkanlığında genel sekreterliğini Ateyhan Bilgin ve Halif Altay'ın yaptığı dernek Pakistan'daki Türkiye Büyükelçiliği'ne müracaatta bulunurlar. Bu sırada Büyükelçi Nebil Batu vardı. Daha sonra yerine Yahya Kemal Beyatlı tayin olmuştu. Şair Beyatlı'nın Kazak muhacirlerine büyük faydası dokunmuştu. 1950 yıllarında Keşmir'e büyük mücadeleler vererek diğer göç kafileleri de gelir. Bunlar Sultan Şerif Tayci, Hüseyin Tayci, Alibek Hakim, Hamza Uçar, Delilhan Canaltay ve Kaben Öztürk gibi liderlerin yanı sıra birçok önemli şahsiyetlerin içinde bulunduğu göçlerdir. Gerek Pakistan gerekse Keşmir'den yola çıkan soydaşlarımız 1953 yılında kademeli olarak kafileler halinde Türkiye'ye gelmeye başlarlar. Önce Bombay ve Karaçi'den vapurla olan yolculuk Umman Körfezi'nden Basra Limanı'na kadar yapılır. Buradan da Türkiye'nin girişimleriyle otobüs ve trenle Bağdat'a ve Türkiye sınır olan Nusaybin üzerinden İstanbul'a kadar gelinir. İstanbul'da çeşitli misafirhanelerde iki yıldan fazla kalırlar. bu sırada 1954 yılında Niğde-Ulukışla ilçesine bağlı olarak devlet tarafından Altay Köyü inşa ediliyordu. 1955 yılının Temmuz ayında İstanbul'dan Altay Köye yerleşmeler başladı. 1956 yılında ise, devlet tarafından insanlarımız köye yerleştirilmişti. Büyük göçten sonra İstanbul'a gelen Kazak Türkleri sadece Altay Köyü'ne değil Manisa-Salihli, Konya-İsmil, Aksaray-Sultanhanı, Kayseri-Develi ve yahyalı ilçe ve köylerine yerleşmişlerdir. İstanbul'da yerleşip kalanlar da oldu. Diğer köylerdekiler tamamen İstanbul'a tekrar göç etmişlerdir. Altay Köyü'ne ise, Türkiye'de tek Kazak Türkleri köyü diyebiliriz. Altay Köyü Niğde ile Ulukışla arasında kalır. Niğde-Adana yolundan veya Niğde-Bor üzerinden Altay Köyü'ne ulaşılabilir.
avatar
YÖNETİCİ
Admin

Mesaj Sayısı : 188
Kayıt tarihi : 01/05/09

Kullanıcı profilini gör http://turkturan.yetkinforum.com

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön

- Similar topics

 
Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz